Danimarka, temiz enerji dönüşümünde önemli bir adım atarak Avrupa’nın büyük ölçekli ilk yeşil hidrojen fabrikasını hizmete açtı. HySynergy adı verilen tesis, tamamen güneş ve rüzgar enerjisiyle çalışıyor ve ilk aşamada 20 megavat kapasiteye sahip.
Tesis, günde yaklaşık sekiz ton yeşil hidrojen üreterek yakındaki rafinerilere ve Almanya’ya taşınacak. Hidrojenin, özellikle ağır sanayi ve uzun menzilli taşımacılıkta fosil yakıtların yerini alması hedefleniyor.
Fosil yakıtların aksine hidrojen yakıldığında sadece su buharı açığa çıkıyor. Bu nedenle yeşil hidrojen, iklim değişikliğiyle mücadelede “temiz enerji devrimi” olarak görülüyor. Ancak sektör, hâlâ yüksek üretim maliyetleri nedeniyle yaygınlaşmakta zorlanıyor.
IEA verilerine göre Avrupa’da şu anda çalışan yalnızca 4 düşük karbonlu hidrojen tesisi bulunuyor ve hiçbiri 1 MW’ı geçmiyor. HySynergy bu açıdan kıta için kritik bir eşik anlamına geliyor.
Tesisin çoğunluk hissedarı olan Everfuel CEO’su Jakob Korsgaard, hedeflerinin kapasiteyi 350 megavata çıkarmak olduğunu açıkladı. Projenin gecikmeli olarak açılmasının sebebi tedarik ve finansman sorunlarıydı.
Zorluk: Yüksek üretim maliyeti
Yeşil hidrojenin en büyük engeli üretim maliyeti. Elektrik tüketimi nedeniyle hâlâ petrol ve gazdan daha pahalı durumda. Uluslararası Enerji Ajansı, Avrupa’da çok sayıda hidrojen projesinin askıya alındığını ve hedeflenen büyümenin yavaşladığını duyurdu.
Korsgaard, büyümenin ancak Avrupa Birliği politik desteği ile mümkün olacağını belirterek, AB’nin RED III yenilenebilir enerji direktifi kapsamında ülkelerin daha iddialı davranması gerektiğini söyledi.











